Niyazi AYVAZ - ESKİPAZAR HABER GAZETESİ - Blogcu



Anasayfa | Rss | E-Mail ESKİPAZARLILARIN SESİ - GURBETTEKİLERİN SESİ - DERNEKLERİN SESİ - SİZİN SESİNİZ

ESKİPAZAR HABER GAZETESİ

<


MusicPlaylist
MySpace Playlist at MixPod.com

<- :: Sonraki Sayfa ->

31/10/2009

BAŞSAĞLIĞI...



GAZETEMİZ YAZARLARINDAN VE ESKİPAZAR SEVDALISI KIYMETLİ KARDEŞİMİZ NİYAZİ AYVAZ'IN KIYMETLİ KAYINVALİDELERİ HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞMUŞTUR.
MERHUMEYE ALLAHTAN RAHMET DİLER AİLESİNE VE YAKINLARINA BAŞSAĞLIĞI DİLERİZ.
MEKANI CENNET OLSUN..



 

2/10/2009

NİYAZİ AYVAZ'IN YAZISI...



Yazan: Niyazi AYVAZ

Konu:  Sağlık olsun
Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama.Yarım saat erkene kurulsun saatin.Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin…Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,Bak güzelim kahvaltının keyfine.Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin..Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,Ohhh şöyle bir hafifle.Bir güzel kahve ısmarla kendine,seni mutlu eden sesi duymak için alo de .
Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık.Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak.Çiçek görürsen kokla ,köpek görürsen okşa,çocuk görürsen yanağından makas al.Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı,hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara.Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,yüzünde güller açtıracak.Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..Saklama tabakları, bardakları misafire.Sizden ala misafir mi var bu dünyada.Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,vazife yapar gibi hiç değil,Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..Gece evinde, dostların olsun.
Sohbetin yemeğin, kahkahan olsun..Arkadaşım,hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun

29/9/2009

NİYAZİ AYVAZ'IN HAFTALIK YAZISI..


Yazan: Niyazi AYVAZ..
Konu: KENDİNİZDEN SİZ SORUMLUSUNUZ.
 
KENDİNİZDEN SİZ SORUMLUSUNUZ.

Önce kendinizi donatmadığınız sürece, başkalarına verecek birşeyiniz olmaz...

Çoğunlukla başkaları tarafından mutlu edilmeyi bekleriz değilmi?

artık bu düşünceden kurtulma zamanı...

Çoğunlukla da başkaları bizi bizim istediğimiz gibi mutlu edemezler.

NEDEN?
Çünkü yalnızca bir kişi sizin mutluluğunuzdan ve sonsuz saadetinizden sorumlu tutulabilir, o kişi sizsiniz...

Dolayısıyla anne, babanız, çocuğunuz, sevgiliniz veya eşiniz de olsalar, sizin mutluluğunuzu yaratma şansına sahip değillerdir.

Onlar, sadece sizin mutluluğunuzu paylaşabilirler.

Mutluluğunuz kendi içinizde saklı

13/9/2009

BİR ÖĞRENCİNİN SİZ DE YANINDA OLUNUZ ..

Yazan:NİYAZİ AYVAZ.
Konu: BİR ÖĞRENCİNİN SİZ DE YANINDA OLUNUZ
Anesder Derneğimiz, 2009-2010 Eğitim-Öğretim yılında ihtiyaç sahibi, başarılı öğrencilerimize BURS kampanyası başlattıgını sayın başkan gazetemize açıklamıştır.. Burs isteme talebi oldukça fazla olduğu anlaşılmaktadır. Bu öğrencilerimizin profilini, ayrıca web sitemizde belirtmeyi tavsiye ediyorum.. Bu nedenle Bölge Milletvekillerimiz, Aziz Hemşehrilerimiz ve Yardımsever Dostlara daha çok ihtiyac olduğu aşikardır. SİZLERİ BURS VERMEYE DAVET EDİYORUZ.
BURS VERME ONURUNU taşıyacak olan bu YARDIMSEVERLER, web sitemiz de yayımlanmalı ve adı sürekli sitemizde kalarak band şeklinde şükranlarımız sunulmalıdır. BURSLAR için ayrı bir Bütçe oluşturulduğunda ve ihtiyaç sahibi öğrencilerimize doğrudan ödendiği (Hayırsever-Öğrenci yüzyüze) için  ZEKAT ve FİTRE ” burs olarak verilebilir. Hemşehrilerimiz ve Dostlarımızın okumuş insan ve kültüre verdiği değerin önemini bilerek, BURS VERME ONURUNU yaşayacak dostlara şimdiden şükralarımı sunarken; 
BİR ÖĞRENCİNİN, SİZ DE YANINDA OLUNUZ  der, saygılar sunarım.

10/8/2009

Niyazi AYVAZ ALMANYA'DAN YAZIYOR..

Yazan: NİYAZİ AYVAZ | 


Konu: uzaklardan merhaba
Değerli hemşerilerim ve dostlarım şuan size Almanyanın berlin kentinden yazıyorum. Buraya geleli 5 gün oldu fakat şimdiden memleketimizi özledim. Gazeteden aldıgım bilgiye göre hafta sonu yapılan beytarla ve yürecik köyü piknik organizasyonu bir kaza sonucu bir arkadaşımızı kaybetmenin dışında iyi geçmiş. Katılımda yüksek olması beni çok sevindirdi.Büütün emeği geçenlere buradan tşk ediyorum....... Ayrıca benim iletişimle ilgili yazdığım makaleye ismini yazmayan bir kardeşimin okey vsvs oyunların yasaklanması ile ilgili sorularla yorumlamıs ilgisine tşk ediyorum.... Yorum sırasında okeyin ve tavlanın vb. oyunların zararı nedir sorusunun cevabını aradığını okumaktayız. Bana göre bu tür oyunları bir kaç yönden incelemek gerektiğine inanıyorum. Sosyal, dini, kültürel ve insan sağlığı açısından bir bakmak lazım. Tabi ben bu konulara cevap verecek kadar sosyolog yada sağlıkcı değilim ama dini açıdan kısaca bir araştırma yaptığımda aşağıdaki bilgiye ulaşabildim... Buyrun okuyun ve siz değerlendirin....

----Görülüyorki, parasız olarak ara sıra oynamak harama yakın mekruh, devamlı oynanırsa haramdır. Çayına da oynamak kumar olduğu için yine haramdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir kimsenin boş şeylerle vakit geçirmesi, Allah (Azze ve Celle)ü teâlânın onu sevmediğinin alametidir.) [Mektubat-ı Rabbani]
İmam-ı Malik hazretleri buyurdu ki: (Satranç ve dama oynayan Allah (Azze ve Celle) ve Resulüne asi olmuş sayılır.) [U. Kübra]
İmam-ı Gazali ile İmam-ı Şafii hazretleri, ara sıra satranç oynamanın mubah, devamlı oynamanın ise tenzihi mekruh olduğunu bildirdiler. Nitekim, İmam-ı Şafii hazretleri, (Satranç oynamak, din ve mürüvvet sahiplerinin âdeti değildir) buyurdu.
Bu yazılardan anlaşıldığına göre, Hanefilerin satranç dahil bütün oyunları oynamaları doğru değildir. Şafiilerin ise, ara sıra yalnız satranç oynamaları caizdir.
İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: (Oyun ile vakit geçirmek, tavla, 14 taş ve benzeri oyunlar tahrimen mekruhtur. Bunlar, para ile, mal ile yapılırsa kumar olur, haram olur.) [R. Muhtar c.5, s.253]

Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur: "Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal okları birer şeytan işi pisliktir. Bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz." (Maide/90

YORUMU SİZE KALIYOR.....
HEPİNİZE ALMANYADAN SELAM VE SAYGILAR...


29/7/2009

Niyazi AYVAZ'IN HAFTALIK YAZISI...

: niyazi ayvaz
Konu: iletişim


Evinizde oturuyorsunuz. İnternette siteye girdiniz. Memleketimizin güzel fotoğrafları, yöremizde neler olmuş, tüm gelişmelerden haberler okuyorsunuz.
Kimin çocuğu olmuş, kim evleniyor, kim hasta, vefat edenler, gurbetteki dostlarla ilgili haberler, ne güzel sevinçleri ve üzüntüleri paylaşabilmek.

Gurbette yaşayan bizler gerçekten memleketimizi özlüyoruz.

Ancak hayatımızı buralarda kazanıyor ve planlarımızı buna göre yapıyoruz.
Ancak eskipazar ve eskipazarlılarla ilgili gelişmelere duyarlılığımızı hiç yitirmiyoruz.
 Uzun yılların oluşturduğu iletişim eksikliğini bu site aracılığıyla giderme fırsatımız oluyor.Ancak, Eskipazarda olsun, gurbette olsun köyümüzün yetiştirdiği insanların büyük kısmını gazetede göremiyoruz. Özellikle bizim kuşak ve bizden daha genç olanlar interneti ve imkanlarını bilmektedir. Hemşerilerimizin dünyanın neresinde olursa olsun paylaşabilecekleri duygu ve düşünceleri olmalı. (bir haber,temenni,fotoğraf, anı, bilgi vb..) İnsanımızın özeline girmeden, mahremiyetine dokunmadan, aşağılamadan, kötülemeden, içinde sevgi ve saygı barındıran, olayları hatırlatan, tebessüm ettiren, anıları tazeleyen yazılar, haberler, temenniler ve fotoğrafları paylaşalım.
 Eskipazarda olanlar, gurbette yaşayanlar duyarlılığınızı bu siteyle yansıtmalısınız. Sizlerden haber alalım..

29/6/2009

SOSYAL AÇILIM PROJELERİNİ DÜŞÜNELİM.


Yazan: NİYAZİ AYVAZ |
Konu: SOSYAL AÇILIM PROJELERİNİ DÜŞÜNELİM.
Benim her zaman önemsediğim bir konu var. Sosyalleşmek, sosyalleştirmek ve Sosyal yaşamın bir parçası olmak. Kendi anladığım şekliyle; çevremize yararlı birtakım çalışmalar yapabilmek. Bunları yaparken hedef yaşam alanlarını genişletmektir. Doğa dan aldığımız saf enerjiyi yine aynı saflıkla koruyabilmektir. Temiz toprak, temiz su, temiz düşünce gibi birçok temiz kalmasını istediğimiz konu var. Yaşam alanlarımız yani enerjisinden yararlandığımız bizlere sağlıklı yaşam sunan ortamlar ne olursa olsun bizim yaşam alanlarımızı oluşturuyor. Bu her zaman doğa olmakla birlikte kimi zaman ekonomiyle ilgili, kimi zaman siyasetle ya da sosyal yaşamla ilgili olabiliyor...Yaşam alanlarımızı daraltmamak için sosyal açılım projelerinin olması gerektiğine inanıyorum.
Demokrasi adına halkın talepleri de önemlidir. Ancak, yönetici her zaman geleceği görmek ve bilmek zorundadır. Onun için yönetici olmuştur, seçilmiştir ya da atanmıştır. Sokaktaki vatandaşın göremediğini,bilmediğini yönetici görmek zorundadır. Okumayan bir topluma bazen yaşatarak, bazen de düşündürerek iyiyi, güzeli ve geleceğin nasıl şekillenmesi gerektiğini anlatacaktır. Bunun adına toplumun bilinçlendirilmesi diyoruz.
 Bilinçli bir toplum yönetime, denetime katılan, demokrat yöneticileride yönetime ve denetime katandır..
 n.ayvaz

23/6/2009

Atatürk'den güzel bir anı

Yazan: Niyazi Ayvaz <<< 
Konu: Atatürk'den güzel bir anı
Çanakkale Zaferi ardından, İstanbulda bir resepsiyon verilir.Ülkelerin elçileri davet edilir. Davet güzel devam etmektedir, fakat İngiliz ataşesinin sert bakışları Atatürkün gözünden kaçmaz. Davet boyunca kendisine kin dolu bakışlarla bakmıştır.
 Atatürk, ne olduğunu öğrenmesi için yaverini İngiliz ataşesine gönderir. Ataşe ile kısa bir konuşma yapan Yaver, döndüğünde Mustafa Kemal'e şöyle der:
- Paşam kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana Atatürkün Çanakkale'de babasını öldürdüğünü söyledi.
Atatürk;ün cevabı:
- Git sor bakalım babasının Çanakkale'de ne işi varmış?!..

16/6/2009

Niyazi ayvaz 'IN Haftalık yazısı...


Yazan: Niyazi ayvaz |
Konu: DERNEKLERE BAKIŞ


1-BİZLER GERÇEKDEN DERNEK ÇALIŞMASI HAKKINDA NE KADAR BİLĞİLİYİZ?
2-DERNEKLERİMİZE KENDİ BECERİLERİMİZİ KATABİLİYORMUYUZ?
3-DERNEKLERİMİZE ZARAR VERECEK DAVRANIŞLARDAN UZAK KALABİLİYORMUYUZ?
4-BİZLER GERÇEKDEN DERNEKLERİMİZE VE YÖNETİMLERİNE SAYĞINLIK KAZANDIRMAK İSTİYORMUYUZ?
5-DERNEKLERİİMİZ HAKKINDAKİ YORUM VE ELEŞTİRİLERE AÇIK OLABİLİYORMUYUZ.?
6-TAKIM ÇALIŞMASI YAPABİLİYORMUYUZ? Takım çalışmasından ne anlıyoruz?
(Tüm enerji ve birikimlerini ortak ve sahiplenen hedefler rotasında tanımlanmış rol dağılımı çerçevesinde karşılıklı sorumluluk anlayışıyla yapıcı ve kalıcı etkileşmeler bağlamında beyinlerinin ve yüreklerinin katılımıyla sinerjik biçimde seferber etmiş olan bir grup insan demekdir.)
7-BAŞARI İNANCIMIZ VARMI?
8-SORUMLULUK ALĞIMIZ VARMI ?
9-PES ETMEMEK DE KARARLIMIYIZ ?
10-İNSANLARLA İLETİŞİM KURABİLİYORMUYUZ?
( iletişim düşünce ve duyguların karşılıklı ifadesidir.iletişim etkileşmeli ilişkiler çerçevesinde mesaj paylaşımıdır.iletişim anlam ortaklığı kurmakdır.)
11-DERNEKLERİMİZE ÜYE KAZANDIRMAK İÇİN İNSANLARI İKNA EDEBİLİYORMUYUZ?
12-BİZLER DERNEK YÖNETİCİLERİ OLARAK GERÇEKDEN BU İŞİ YAPMAK İSTİYORMUYUZ?(yapmak istediğimiz bu hizmetlerde iyi yönlerimizle anılmak istiyormuyuz?)
13-KİŞİSEL OLARAK DERNEKLERİMİZDE ŞİMDİYE DEK NE YAPDIK NE PLANLADIK ?
14-DERNEKLERİN BÜNYESİNE ÇALIŞMA ADINA KATABİLECEĞİMİZ KİMLER OLABİLİR?(yönetim adına veya danışma kurulu adına)
15-ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE NASIL STRATEJİLER İZLEMELİYİZ?
16-SİZCE YÖNETİMLERDEKİ UYUM AHENK NASILDIR?
17-PES ETMEMEKDE KARARLIMIYIZ?
18-DERNEKLERİN ÇALIŞMALARINDA ÖZ GÜVENİMİZ TAMMIDIR?
19- YÖNETİM KURULLARI OLARAK HER BİRİMİZ LİDERİZ LİDERLİK BECERİMİZ SİZCE TAMMIDIR.?...

DEĞERLENDİRELİM VE GÖRELİM.

28/5/2009

Nerde o eski günler


Yazan: Niyazi Ayvaz |
Konu: nerde o eski günler
Eskiden ailelerde tüm güzellikler vardı. Dedelere, ninelere hürmet, saygı o kadar çoktu. Bizler büyüklerimizin olduğu yerde, yani odada, salonda ayak ayak üstüne atamazdık. Oturmalarımızı, konuşmalarımızı hep kontrol ederdik. Bilhassa anneler bu eğitimi üstlenirlerdi. Hata yaptığımızda annelerimiz ikaz ederdi. Büyüklerin yanında gençler, çocuklar uluorta konuşamazlardı.
Günümüz insanı ne diyor? Ben oğlumla aynı masada rakı da içerim, sigara da...
Ayak ayak üstüne atmak şöyle dursun, münasebetsiz oturmalar. Böyle olmak daha tabii, daha arkadaşça deniyor.
 İyi de, büyüklere saygı nasıl olacak? Küçük iken anayı babayı saymayan, büyüyünce hiç saymaz. Eskiden yolda giden delikanlı, yaşlı bir kimseyi gördüğünde, sigara içiyorsa atar, kendine çeki düzen verirdi. Benim anlayamadığım, bundan 40-50 yıl evvelini övgüyle anıyoruz, hepimizin de hoşuna gidiyor. Günümüzde tahsil seviyesi yükseldi, görgüler arttı. Televizyon yayınları, bigisayarlar, bilmediklerimizi anında buluyoruz. Ülke insanları olarak, böylesine güzelliklere imkanlara kavuştuk. Pekiyi, kavuştu da ne oldu? Günümüzde birbirimize ne güven kaldı, ne sevgi kaldı, ne de hürmet kaldı. Haddin bütün ise, genç birisine laf söyle de başına dert al. Yaya kaldırımında 4-5 genç yüksek sesle konuşup şakalaşıyor. Diğer insanlara geçecek yer kalmamış. Yanlarına geliyorsun, sana doğru bakıyor fakat, yol vermeyi beceremiyor. Elindeki sigara paketini yere atıyor. Kolaysa ikaz et. Onun için ben eski samimi, sevgi, saygı dolu günleri arıyorum. Anamın yoğurduğu ekmeği, tarhanasını, yayıkta dövülen tereyağını, kovandan alınan günlük balını, pekmezini, eriştesini, toprak güveçte pişen nohutu, fasulyeyı, et yemeğini arıyorum. Eski candan sevgiyi, güveni, yardımlaşmayı arıyorum. Yeni nesile göre şanslıyım.
Ben hiç olmazsa o güzellikleri yaşadım.
 Bugün ise kaybettiğimiz güzellikleri arıyorum...